Hastanenin kapısından çıkar çıkmaz telefonu çıkarıp ChatGPT'ye soruyor: "Doktor bana şunu yazdı, bu ilacın yan etkileri neler?" Ya da hiç doktora gitmeden: "Sağ böğrümde ağrı var, ne olabilir?" Bunu yapan yüz milyonlarca insan var. Ve büyük çoğunluğu bunun ne anlama geldiğini, herhangi bir hukuki çerçevesi olup olmadığını ya da yanlış bilgiyle karşılaştıklarında nereye başvuracaklarını hiç düşünmüyor.
Sağlık sektörü bu gerçeği fark etti. Ama fark etmek ile düzenlemek arasında büyük bir mesafe var. Düzenleyici kurumlar yavaş hareket ediyor, meslek örgütleri sessiz kalıyor, hukuki çerçeveler bu senaryoyu kapsayacak biçimde henüz şekillenmedi. Türkiye'de tablo daha da çarpıcı: TTB'nin chatbot ve yapay zeka uygulamalarına ilişkin bağlayıcı ya da yol gösterici herhangi bir belgesi yok.
Sınır Nerede Çiziliyor?
Önce temel bir ayrımı netleştirelim. "Tıbbi tavsiye" ile "sağlık bilgisi" arasındaki fark hukuken kritik — çünkü ikincisi neredeyse her yerde serbestçe verilebilirken, birincisi lisanslı sağlık profesyonellerinin yetkisindedir. Bir kitap "hipertansiyon nedir" diye açıklayabilir; bu sağlık bilgisidir. Ama aynı kitap "sizin tansiyon değerinize bakarak şu ilacı alın" diyemez; bu tıbbi tavsiyeye girer.
Chatbot'lar bu iki kategori arasında bir yerde duruyor — ve çoğu zaman ikisini de aynı yanıtta yapıyor. Biri "göğsümde ağrı var" yazıyor, sistem hem "bu miyokard enfarktüsü belirtisi olabilir, acile gidin" hem de "gastrit de olabilir, antasit deneyin" diyor. Hangisi bilgi, hangisi tavsiye? Şu an için hukuki cevap yok.
Milford'un *Bioethics* dergisindeki çalışması bu tartışmayı doğrudan ele alıyor: ChatGPT ABD tıp lisans sınavının (USMLE) üç aşamasını da geçebildiği gösterilmiş ve bazı çalışmalarda insan doktorlarla kıyaslanabilir tanı doğruluğuna ulaşmıştır.1 Ama Milford'un asıl argümanı bu değil. Tanı doğruluğuna odaklanmak yanıltıcı bir çerçeve — çünkü iyi sağlık hizmetinin yalnızca küçük bir parçası doğru tanı koymak. Hasta ile kurulan ilişki, sözsüz iletişim, klinik sezgi, bağlamın okunması — bunlar bir chatbot'ın yapamayacağı şeyler. Sistem bir olasılık listesi üretir; ama muayenenin gerçeğini çoğunlukla kaçırır.
Bir chatbot'ın tıp sınavını geçmesi, o chatbot'ın tedavi sonuçlarını iyileştirdiği anlamına gelmiyor. Sınavda ölçülen bilgi ile gerçek klinikte gerekli olan bağlam okuması ve ilişki kurma farklı şeyler.
Dünyada Yasal Çerçeve Nerede?
Shumate ve arkadaşlarının kapsamlı analizi, ABD'deki 50 eyaletin Ocak 2022 - Mayıs 2025 arasındaki ruh sağlığı YZ mevzuatını inceledi. Çalışma ruh sağlığı odaklı olmakla birlikte, genel YZ sağlık düzenlemesi açısından da önemli bir tablo ortaya koyuyor.2
Bu yasalar dört tema etrafında şekilleniyor: profesyonel denetim ve sorumlu taraf tanımı, zarar önleme ve malpraktis riski, hasta özerkliği ile şeffaflık yükümlülüğü, veri yönetimi ve mahremiyet. Ama en önemli bulgu şu: yasaların büyük çoğunluğu YZ'yi genel sağlık veya yapay zeka mevzuatının içine sıkıştırıyor. Doğrudan chatbot'ları hedef alan, amaçlı bir düzenleme yok. Klinisyen ve hasta perspektifi de çoğu süreçte dışarıda bırakılmış.
Avrupa Birliği'nde tablo farklı görünüyor ama sonuç benzer. AB Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ve 2024'te kabul edilen AB Yapay Zeka Yasası (EU AI Act) veri kalitesi, insan denetimi ve piyasaya çıktıktan sonraki denetim konularında bir çerçeve çiziyor; ama chatbot'ın ne zaman tıbbi tavsiye sınırını aştığına dair açık bir standart yok. Chau ve arkadaşlarının radyolojide YZ malpraktisini inceleyen derlemesi — doğrudan chatbot odaklı olmasa da — bu genel boşluğu net biçimde ortaya koyuyor: mevcut ihmal hukuku insan muhakemesini esas alarak kurulmuş, algoritmik karar vermenin opak yapısını kapsayacak biçimde tasarlanmamış.3
Türkiye: Boşluğun Anatomisi
Türkiye'de mevcut hukuki çerçeve üç temel metne dayanıyor: 1960 tarihli Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi, TTB etik bildirgeleri ve 6698 sayılı KVKK. Bunların hiçbiri bir chatbot'ın sağlık sorusuna cevap vermesini açıkça ele almıyor.
Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi hekimlerin mesleki davranışlarını düzenler — lisanslı bir meslek mensubu için yazılmış, yapay zeka sistemi için değil. KVKK sağlık verisini özel nitelikli kişisel veri olarak koruma altına alıyor; ama ChatGPT'ye yazılan semptom bilgisinin bu koruma kapsamında olup olmadığı, verinin nerede depolandığı ve nasıl kullanıldığı pratikte denetlenmiyor. TTB'nin ise chatbot ve YZ uygulamalarına ilişkin kamuoyuyla paylaşılmış bağlayıcı ya da yol gösterici bir belgesi yok.
Somut sonuç şu: bir Türk vatandaşı ChatGPT'ye sağlık sorusu soruyor, yanlış bilgiye dayanarak karar alıyor, zarar görüyor. Bu zararın hukuki karşılığı ne? OpenAI'ya karşı Türkiye'de dava açılabilir mi? Hangi mahkeme yetkili, hangi hukuk uygulanır, hangi standart esas alınır? Bu soruların şu an net cevabı yok.
Hasta ChatGPT'ye "göğüs ağrım var, aspirin içsem olur mu?" diye soruyor. Sistem "evet, yardımcı olabilir" yanıtı veriyor. Hasta hastaneye geç başvuruyor; ağrı aort diseksiyonundan kaynaklanıyormuş. Türk hukukunda kime, hangi gerekçeyle başvurulabilir? Mevcut mevzuatta cevap belirsiz.
Meslek Örgütlerinin Sessizliği
Amerikan Genel İç Hastalıkları Derneği (Society of General Internal Medicine) adına Harvard, Stanford, Johns Hopkins ve Yale'den 20'den fazla araştırmacının hazırladığı pozisyon bildirisi meslek örgütlerinin ne yapması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Klinisyenler üretken YZ'ye kanıta dayalı diğer tıbbi gelişmelere yaklaştıkları gibi yaklaşmalı. Yazılım geliştiriciler klinisyeni "denetçi" konumuna koymak yerine kendi araçlarını aynı kalite standartlarına tabi tutmalı. Sağlık kuruluşları ise insan iş gücünü hızla dışarıda bırakma eğiliminden kaçınmalı.4
Bu bildiri çıktı çünkü bir meslek örgütü harekete geçti — tartışmayı beklemek yerine sürecin içine girdi. TTB benzer bir adım atabilir. Chatbot'ların tıbbi danışma amaçlı kullanımına ilişkin bir rehber belge, bir etik çerçeve, hatta sadece "bu konu gündemdedir" diyen bir açıklama bile mevcut boşluğu kısmen doldurur. Hem hekimlere hem hastalara yol gösterir.
Sessizliğin bir bedeli var. Düzenleme boşluğunda piyasa kendi standardını koyar. OpenAI, Google, Microsoft gibi şirketler kullanım koşullarına "tıbbi tavsiye değildir" uyarısı ekliyor ve yasal sorumluluğu kullanıcıya aktarıyor. Bu uyarının Türk mahkemelerinde ne kadar geçerli olduğu henüz test edilmedi. Meslek örgütleri sessiz kaldığı sürece o uyarının ötesine geçen bir standart gelişmiyor.
Ne Yapılabilir?
Kısa vadede üç somut adım mümkün. TTB'nin chatbot ve YZ tabanlı sağlık uygulamalarına ilişkin bir etik çerçeve taslağı hazırlaması bunların başında geliyor. Bu çerçeve "chatbot'a ne sorulabilir, ne sorulmamalı" sorusunu değil — "chatbot'ın verdiği yanıtın tedavi sonuçları üzerindeki sorumluluğu nasıl tanımlanır" sorusunu ele almalı.
İkinci adım KVKK kapsamının genişletilmesi. Bir kullanıcı ChatGPT'ye semptomlarını yazıyorsa bu veri nereye gidiyor, nasıl işleniyor, kime aktarılıyor? Bu soruların yanıtı şu an kamuoyuna açık değil; sağlık verisi tanımının chatbot etkileşimlerini açıkça içermesi gerekiyor.
Üçüncüsü, klinikte hastayı bilgilendirmek. "ChatGPT'ye sordunuz mu, ne dedi?" sorusu artık anamnezin doğal bir parçası olmak zorunda. Hasta zaten sormuş — bunun ne anlama geldiğini bilmeden. O cevap klinik kararlarımızı şekillendiriyor, kabul etsek de etmesek de.
Sonuç
Chatbot'lar sağlık sorularına cevap veriyor. Bu bir tahmin değil, bugünün gerçeği. Ve bu gerçek karşısında Türkiye'de hukuki çerçeve, meslek örgütü tutumu ve düzenleyici yaklaşım henüz şekillenmedi. "Tıbbi tavsiye mi, bilgi mi?" sorusu teknik bir tartışma değil — bir zarar durumunda kimin sorumlu olduğunu, hangi standardın uygulanacağını, hastanın haklarının ne olduğunu belirleyen temel bir soru. Bu soruyu meslek örgütleri gündeme taşımalı, düzenleyicilerin harekete geçmesini beklemeden. Türkiye'de o adım henüz atılmadı.
Bu yazıyı hazırlarken aklımdan çıkmayan soru şuydu: kaç hastam bana gelmeden önce ChatGPT'ye danışıyor? Cevabını bilmiyorum — ama artıyor olduğunu hissediyorum. Muayenede "internette baktım" yerine "yapay zekaya sordum" diyenler çoğaldı. Kimisi doğru bilgiye ulaşmış, kimisi yanlış bilgiyle geliyor. Her iki durumda da şunu görüyorum: hasta zaten bir karar almış, bir beklentiyle gelmiş. Bunu görmezden gelmek artık mümkün değil.
Hukuki boyut beni klinikte en çok etkileyen kısım. Bir hastam yanlış bilgiye dayanarak geç başvursa ya da yanlış ilaç kullansa, bu yanlış kullanıma bağlı oluşan zararları düzeltmeye çalışmak ve düzeltilemeyen zararların olduğu durumlarda sürecin beni ilgilendiren yasal yükümlülüğü ne olacak? "ChatGPT'ye sordunuz mu, ne dedi?" sorusu anamnezin standart bir parçası değil. Belki olmalı. Çünkü o cevap hem klinik karar sürecimin bir parçası haline geliyor, hem de gelişebilecek olumsuz durumlarda nasıl bir yasal sorumluluğum olacağını düşündürüyor.
TTB'nin bu konuda sessiz kalması beni gerçekten rahatsız ediyor. Sağlık hukukunu yakından takip eden biri olarak şunu söyleyebilirim: düzenleme yokken piyasa kendi kuralını koyar. Ve piyasanın koyduğu kural çoğunlukla hastanın değil, şirketin lehine işler. "Bu tıbbi tavsiye değildir" uyarısı şirketin sorumluluğunu sıfırlıyor — hastanın zararı ise gerçek olmaya devam ediyor. Bu uyarının arkasında duran meslek örgütleri yoksa, o uyarı yeterli bir koruma değil. Tabip odası başkanlığı yaptığım dönemde de bu sessizliği çok kez gördüm: teknolojiyi düzenlemede meslek örgütleri geride kaldıkça, o boşluğu her zaman başkaları dolduruyor.
Türkiye'de bu konuyu gündemine alan ilk meslek örgütü tarihin doğru tarafında duracak. O günü beklemek yerine bu tartışmayı başlatmak — bu yazının amacı buydu.
- Chatbot'a sağlık sorusu sormanın "tıbbi tavsiye" sayılıp sayılmayacağı Türk hukukunda tanımsız
- ChatGPT tıp sınavını geçiyor; ama tanı doğruluğu tedavi sonuçlarını iyileştirmiyor — hekim-hasta ilişkisinin yerini alamaz
- ABD'de ruh sağlığı YZ için eyalet düzeyinde yasalar çıkıyor; AB Genel Veri Koruma Tüzüğü ve AB Yapay Zeka Yasası genel çerçeve sağlıyor — Türkiye'de sessizlik
- 1960 tarihli Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi, KVKK, TTB etik bildirgeleri — hiçbiri chatbot senaryosunu kapsayacak biçimde yazılmamış
- Zarar senaryosunda hukuki yol haritası belirsiz; şirketler "tıbbi tavsiye değildir" uyarısıyla sorumluluğu kullanıcıya aktarıyor
Kaynaklar
- Milford SR. Accuracy is inaccurate: Why a focus on diagnostic accuracy for medical chatbot AIs will not lead to improved health outcomes. Bioethics. 2025;39(2):163-169. PubMed Etik Analiz
- Shumate JN, Rozenblit E, Flathers M ve ark. Governing AI in Mental Health: 50-State Legislative Review. JMIR Ment Health. 2025;12:e80739. PubMed
- Chau MT, Spuur KM, White S, Pyper A, Crossman M. Malpractice in the machine age: Legal and ethical responses to machine learning in medical imaging. Radiography (Lond). 2026;32(3):103339. PubMed Hukuk Analizi
- Crowe B, Shah S, Teng D ve ark. Recommendations for Clinicians, Technologists, and Healthcare Organizations on the Use of Generative Artificial Intelligence in Medicine: A Position Statement from the Society of General Internal Medicine. J Gen Intern Med. 2024;40(3):694-702. PubMed Pozisyon Bildirisi