Bir ilaç randomize kontrollü çalışmada (RKÇ) işe yarıyor. Ama o denemeye katılan hastalar 18-65 yaş arası, tek hastalıklı, tedaviye iyi uyum gösteren bireyler. Gerçek dünyada hasta 74 yaşında, diyabeti var, böbrek yetmezliği başlamış, altı farklı ilaç birden kullanıyor. O ilacın bu hastada ne yapacağını RKÇ söylemiyor — söyleyemez, çünkü tasarımı gereği böyle bir hastayı hiç görmedi.

Gerçek dünya kanıtı (real-world evidence, RWE) tam bu boşluğu dolduruyor. Rutin klinik uygulamada üretilen veri —elektronik sağlık kayıtları, sigorta veritabanları, hasta kayıtları— kullanılarak ilaç etkinliği, güvenlilik ve sağlık politikası soruları yanıtlanıyor. Ama bu kanıt türü kendi zayıflıklarını da beraberinde getiriyor.

RKÇ Ne Yapamıyor, RWE Ne Yapıyor?

RKÇ'nin dar dahil etme kriterleri gerçek dünya pratiğinden kopuk bir popülasyon yaratıyor. Bu kriterlerin nedeni basit: karıştırıcı etkiyi kontrol altında tutmak, net bir nedensellik zinciri kurmak. Bu metodolojik güç aynı zamanda en büyük kısıt — sonuçlar gerçek klinik pratiğe genellenemiyor.

RWE'nin veri kaynakları dört ana başlıkta toplanıyor. Elektronik sağlık kayıtları (EHR) tanı, ilaç, laboratuvar ve prosedür bilgisini barındırıyor. İdari ve sigorta veritabanları maliyet ile sağlık hizmeti kullanım verisi sunuyor. Hasta kayıtları uzun vadeli klinik takip sağlıyor. Giyilebilir cihazlar ise klinik ortam dışındaki fizyolojik veriyi yakalıyor.

2026 tarihli bir Japonya raporu, EHR veritabanlarının avantajlarını ve kısıtlarını net biçimde özetliyor: geniş hasta profilini kapsıyor, laboratuvar değerlerine erişim kolay — ama hastalar arasında veri bağlantısı yok, hastane transferlerinde hasta takibi kopuyor, veritabanları arasında standardizasyon eksik. Bu kısıtlar Türkiye için birebir tanıdık.1

Target Trial Emulation: RWE'nin En Güçlü Metodolojik Aracı

RWE'nin en büyük metodolojik zayıflığı şu: nedensellik kurmak zor, çünkü gözlemsel veri çoğunlukla yalnızca ilişki gösterir, neden-sonuç bağlantısını kanıtlamaz. Bir tedavinin etkinliğini gerçek dünya verisinden ölçmek istendiğinde karıştırıcı etki (confounding) hemen karşımıza çıkıyor — ilaç alan hastalar almayanlara göre başlangıçta zaten farklı olabilir.

Target trial emulation bu sorunu bir çerçeveye oturtuyor. Mantık şu: gerçek dünya verisinden sanal bir RKÇ kurgulamak. Önce hedef deneme tanımlanır — müdahale ne, karşılaştırıcı ne, çıktı ne, takip süresi ne kadar. Sonra propensity score matching ile iki grup başlangıçta benzer hale getirilir. Immortal time bias — müdahale öncesi geçen sürenin çıktıya yanlış atfedilmesi — clone-censor-weight yöntemiyle gideriliyor.

1552Hasta: kronik subdural hematom target trial emulation örneği
%70,6RWD abemaciklib tamamlama oranı (monarchE RKÇ: %69)
1178Hasta: Alzheimer target trial emulation (589+589 eşleştirilmiş)

Alzheimer alanından çarpıcı bir örnek: 2026'da yayımlanan bir çalışma, TriNetX EHR ağından her kolda 589 hasta olmak üzere toplam 1178 hasta alarak lecanemab ile asetilkolinesteraz inhibitörlerini target trial emulation çerçevesinde karşılaştırdı. Propensity score matching ve Cox regresyonu kullanıldı. Sonuç: lecanemab demansın davranışsal ve psikolojik belirtileri (BPSD) riskini azalttı (HR 0,52), acil servis başvurularını düşürdü (HR 0,66), ama hastaneye yatış riskini artırdı (HR 1,31). Tek bir RKÇ yerine gerçek dünya pratiğinden bu kadar ayrıntılı bir tablo elde etmek daha önce mümkün değildi.2

Cerrahi bağlamda target trial emulation çok daha doğrudan bir rol üstleniyor. Burr-hole cerrahisi geçiren kronik subdural hematom hastalarında antiplatelet tedavinin erken mi geç mi başlanması gerektiği sorusu, 2016-2024 yılları arasındaki 1552 hastalık idari veritabanı üzerinden yanıtlandı. Clone-censor-weight yöntemiyle immortal time ve zamana bağlı karıştırıcı faktörler kontrol edildi. Erken başlama ile geç başlama arasında 30, 60 ve 90. gün nüks riskleri arasında anlamlı fark çıkmadı. Böyle bir soruyu RKÇ ile yanıtlamak hem etik hem pratik açıdan neredeyse imkânsız — hastayı bilinçli olarak antiplatelet tedaviden mahrum bırakmak gerekirdi.3

FDA ve EMA Artık RWE'yi Kabul Ediyor

2023 ve 2024'te FDA, ilaç onayı ve piyasa sonrası izlemde gerçek dünya verisi kullanımına yönelik sektör rehberleri yayımladı. EMA da gerçek dünya kanıt çerçevesi raporlarını açıkladı. Bu hamle rastlantısal değil: onay süreçlerini hızlandırma, nadir hastalıklarda kanıt üretme ve pazarlama sonrası izlemi güçlendirme baskısı altında RWE sisteme entegre edilmek zorunda kaldı.1

RWE'nin onay sürecindeki rolünün somut örneği meme kanserinde adjuvan abemaciklib tedavisinden geliyor. 2042 Japon hastanın dahil edildiği retrospektif bir idari veri çalışmasında, iki yıllık takibi tamamlanan 439 hastanın %70,6'sı abemaciklib ve endokrin tedaviyi iki yıl boyunca sürdürdü — monarchE RKÇ'sinin %69'luk tamamlama oranıyla neredeyse örtüşüyor. Bu örtüşme kritik: gerçek dünya verisi gerçek dünya uyumunu yansıtıyor ve RKÇ sonuçlarını doğruluyor.4

YZ ve RWE: Güçlü Birliktelik, Büyük Tuzaklar

YZ, RWE'nin en sınırlayıcı sorunlarından birini — büyük ve heterojen veri setlerinin işlenmesi — aşmayı mümkün kılıyor. Eksik verileri istatistiksel tahminle doldurma (imputasyon), ilaç güvenlilik sinyali tespiti, hasta alt gruplarının belirlenmesi, doğal dil işlemeyle serbest metin klinik notlardan bilgi çıkarımı — bunların tümünde makine öğrenmesi modelleri RWE'nin kapasitesini artırıyor.

Ama 2026'da yayımlanan kritik bir derleme bu birlikteliğin riskli tarafını da ortaya koyuyor. İlaç güvenlilik değerlendirmesinde tekrarlayan analitik hata kaynakları şunlar: koşullu olasılıkların yanlış yorumlanması, gruplandırma artefaktları (Simpson's paradox), uygunsuz payda ve karşılaştırıcı seçimi, karıştırıcı etkinin yetersiz kontrolü, çoklu test sorunları.5

🔴 Kritik Uyarı

YZ bu hataları azaltmak yerine büyütebilir — özellikle şeffaflık, yanlılık değerlendirmesi ve klinik gözetim olmadan uygulandığında. YZ desteğiyle üretilen RWE güvenilir kanıt sunabilir, ama aynı zamanda güvenilir görünen fakat temelden hatalı kanıt da üretebilir. İkisini ayırt etmek için metodolojik disiplin ve klinik muhakeme hâlâ insan işi.

Türkiye: Büyük Veri, Kapalı Kapılar

SGK'nın elinde Türkiye nüfusunun neredeyse tamamını kapsayan bir sağlık veri hazinesi var. Her reçete, her yatış, her cerrahi, her ICD-10 kodu kayıt altında. Bu veri, doğru erişimle RWE çalışmaları için dünya standartlarında bir kaynak olabilir. Japonya karşılaştırması burada aydınlatıcı: Japon PMDA da EHR verilerini düzenleyici karar almada kullanmak istiyor, ama Türkiye'nin de aşina olduğu sorunlarla karşılaşıyor — standartlaşma eksikliği, kurumlar arası veri paylaşımının kısıtlı olması, retrospektif veri toplamanın ağırlıkta kalması.1

Türkiye'de araştırmacıların SGK verisine erişimi bugün üç ayrı engele çarpıyor. Yasal engel: KVKK kapsamında sağlık verisi özel nitelikli, erişim izin süreçleri uzun ve belirsiz. Teknik engel: verinin ICD-10 kodlaması tutarsız, kodlama kalitesi kurumdan kuruma farklı, sistemler birbiriyle veri alışverişi yapamıyor (interoperabilite yok). Kurumsal engel: SGK, TÜİK ve Sağlık Bakanlığı ayrı sistemlerde çalışıyor, veri silolarını birleştiren bir mekanizma henüz yok.

Karaciğer transplantasyonu bu tablonun en çarpıcı örneği. ABD'de idari veritabanları kullanılarak primer biliyer kolanjitli hastalarda hepatik dekompansasyon başına ortalama maliyet 63.612 dolar, karaciğer nakli başına 328.336 dolar olarak hesaplandı.6 Türkiye'de aynı hesabı yapmak bugün imkânsız çünkü veri erişimi yok. Oysa bu tür maliyet analizleri sağlık politikası kararlarının, organ nakil merkezlerinin finansman modelinin ve sigorta kapsamının şekillendirilmesinde kritik.

Sonuç: Veri Var, Yol Haritası Eksik

RWE, RKÇ'nin yerini almıyor; onu tamamlıyor. RKÇ nedenselliği en güçlü biçimde kanıtlıyor, RWE ise o kanıtın gerçek hasta popülasyonunda nasıl davrandığını gösteriyor. Target trial emulation gibi metodolojik araçlar, gözlemsel veriyle nedensellik iddiasını mümkün olduğunca sağlamlaştırıyor. FDA ve EMA'nın resmi kabulü bu yaklaşımın artık marjinal değil, ana akım haline geldiğini gösteriyor.

Türkiye için tablo net: elde büyük bir veri kaynağı var, ama erişim yok. Bu bir teknoloji sorunu değil, öncelikle bir politika sorunu. SGK verisinin araştırmacılara açılması, standart bir kodlama protokolü, kurumlar arası veri paylaşım mekanizması — bunların hiçbiri imkânsız değil, sadece kararlılık gerektiriyor.

BU
Doktor Notu

Nöbette gördüğüm hastaların çoğu, literatürdeki hiçbir RKÇ'nin dahil etmeyeceği hastalar. 80 yaşında, üç komorbiditesi olan, acil ameliyata alınan bir hasta düşünün — o hastaya dair kanıtın büyük kısmı, onu hiç görmemiş bir popülasyondan geliyor. Elimizdeki kılavuzlar 45 yaşında, tek hastalığı olan, seçilmiş bir hasta grubuna göre yazılmış. Biz ise her nöbette bu kılavuzun hiç tanımadığı hastaya karar veriyoruz.

Bir diğer sorun daha somut: hastanın takibinin kopması. Ameliyat sonrası taburcu ettiğimiz bir hasta başka bir hastaneye gittiğinde, ya da başka bir ile taşındığında, o hastanın komplikasyon geliştirip geliştirmediğini çoğu zaman hiç öğrenemiyoruz. SGK'nın elinde bu bilginin tamamı var aslında — ama bize kapalı. Kendi ameliyat sonuçlarımızı, kendi komplikasyon oranlarımızı doğru dürüst ölçemememizin bir nedeni de bu.

Bu yazının özeti
  • RWE, RKÇ'nin dışladığı yaşlı, çok hastalıklı, düşük uyumlu hastalara ait kanıt üretiyor — ama karıştırıcı etki riski hep var
  • Target trial emulation, propensity score matching ve clone-censor-weight yöntemleriyle gözlemsel veriden nedensellik iddiası kuruyor
  • FDA ve EMA 2023-2024'te RWE'yi resmi rehberlerle onay sürecine entegre etti
  • YZ, RWE'nin veri işleme kapasitesini artırıyor ama şeffaflık olmadan analitik hataları büyütebilir
  • SGK'nın verisi dünya standartlarında bir kaynak olabilir — yasal, teknik ve kurumsal engeller bugün bunu imkânsız kılıyor

Kaynaklar

  1. Piao Y, Kimijima Y, Nakamura M, Matsui N ve ark. Characteristics and Future Perspectives of Available Electronic Health Record Databases in Japan. Drugs Real World Outcomes. 2026. doi:10.1007/s40801-026-00562-w PMID: 42340582 Rapor
  2. Lee CY, Hsu CW, Tseng PT ve ark. Real-world effectiveness of monoclonal antibody lecanemab versus acetylcholinesterase inhibitors in Alzheimer's disease: a target trial emulation. Alzheimers Res Ther. 2026. doi:10.1186/s13195-026-02095-4 PMID: 42332768 Kohort
  3. Anno T, Fukasawa T, Kawakami K. Resumption of Antiplatelet Therapy After Burr-Hole Surgery and Recurrence in Patients With Chronic Subdural Hematoma: A Target Trial Emulation. Pharmacoepidemiol Drug Saf. 2026;35(6):e70394. doi:10.1002/pds.70394 PMID: 42150604 Kohort
  4. Ozaki Y, Urano M, Sekine N ve ark. Real-world data on patients with HR+, HER2- early breast cancer prescribed with abemaciclib adjuvant therapy for 2 years in Japan. Future Oncol. 2026. doi:10.1080/14796694.2026.2682515 PMID: 42253110 Kohort
  5. Hammad TA, Rochon J. Analytic Misjudgment of Drug Safety Evidence and Causality: From the Prosecutor's Fallacy and Simpson's Paradox to Artificial Intelligence. Drug Saf. 2026. doi:10.1007/s40264-026-01683-5 PMID: 42283795 Derleme
  6. Gish RG, MacEwan JP, Liu Y ve ark. Cost of hepatic decompensation and liver transplantation events in primary biliary cholangitis: a retrospective observational study. J Comp Eff Res. 2026;15(3):e250110. doi:10.57264/cer-2025-0110 PMID: 41693640 Kohort